CANLI YAYIN       FUARLAR       ANASAYFA       Y.F.L fairplay PT       Google'de Ara       KÖŞE YAZILARI       Ziyaretçi Defteri       VİDEO KÖŞESİ  

::: MENÜ :::

CANLI SOHBET  

Y.F.L S.KART TABLOSU  

Günün Ayet ve Hadisi  

RADYO  

GEZİ REHBERİ  

DERNEK&YAKITLI KÖŞESİ  

Y.F.L. KÖŞESİ  

Y.F.L panorama  

hop gençlik kolu yönetimi  

KÖY VİDEOLARI  

KÖYLÜMÜZDEN HABER  

HOPLU ŞAHSİYETLER  

KAN GURUPLARI  

KONUK SANATÇI  

SURE VE DUA VİDEO  

MÜZİK VİDEO  

ŞİİR KÖŞESİ  

OYUNLAR  

SİVEREK KÖŞESİ  

ŞANLIURFA KÖŞESİ  

İLETİŞİM  

::: ANKET :::

   Anket
Şu anda anket sistemimizde Aktif anket bulunmamaktadır.
 

::: ÜYE GİRİŞİ :::

Kullanıcı Adı
Şifre
 
Üye Kayıt - Şifre Hatırlatma
 
 
Yakıtlı Köyü SİVEREK KÖŞESİ

Kitap kampanyası

Sivereği il yapma derneği başkanı sayın koçali aymaz kanal urfanın sorularını yanıtladı

 

Siverek belgeseli 1.bölüm

siverek belgeseli 2.bölüm

siverek belgeseli 3.bölüm

Değerli arkadaşlar okumak istediğiniz bölümün üzerine tıklatarak daha rahat ulaşabilirsiniz 

 SİVEREK AŞİRETLERİ
 SİVEREKLİ ŞAİRLER
 SİVEREK WEB SİTELERİ
 SİVEREK MANİLERİ
 SİVEREK ATASÖZLERİ
 SİVEREK DEYİMLERİ
 SİVEREK DUALARI
 SİVEREK BEDDUALARI
 SİVEREK TÜRKÜLERİ

SİVEREK AŞİRETLERİ

 

1-KIRVAR: Kırvar Aşireti, Siverek-Çermik arasında bulunan  köylerde   yaşayan, bulundukları bölge tarıma elverişli olmaması nedeniyle yoğunlukta Siverek ve son dönemlerde büyük şehirlere göç eden, Siverek'in en kalabalık ve etkili aşiretlerden olup, siyasal yaşama CHP döneminde katılan ve halen  siyasetin şekillendirmesinde belirleyici olan bir aşiret olup, kırsalda hayvancılık, şehirlerde ticaretle uğraşırlar

 2-BUCAK: Bucak bir çok küçük aşiret ve kabilenin bir araya gelmesinin ortak adıdır (Heciyan, Osekiyan, Gülerler, Xılıkan, Kazolar, Abıkan, Desman, Çukan, Kıjo(Akçiçek),  Dona, Hamida, Golıj, Bitik, Alhas, İsmailen(olbiş).  Siverek Fırat arasında ve  Fırat   kenarında bulunan köylerde yaşayan, Atatürk Barajının yapılması, köylerin büyük bir kısmının sular altında kalması nedeniyle yoğun olarak Siverek, Hilvan ve Urfa'ya yerleşen, Siverek'in en büyük aşiretlerinden biridir. Tarım, hayvancılıkla uğraşırlar. Demokrat Partisi döneminden (1950)'lı yıllardan beri  bölgenin siyasetinde etkindirler. Türkiye ve yurt dışında bir çok okumuş aydın, siyasetçi ve ticaretle uğraşan şahsiyetleri bünyesinden çıkarmıştır.

.

3-İZOL: İzol Aşireti, Malatya bölgesinden başlayarak Siverek-Diyarbakır-Ergani üçgeni   yoğunlaşan, Siverek-Hilvan arasında bulunan köylerde kısmen yaşayan, Mardin-Kızıltepe, Kasra- Kanco denilen bölgeye kadar uzanan genelde bölgenin tamamına yayılmış büyük, çok parçalı ve aşiretin bünyesinde bir çok kabileye, alt aşiretlere bölünmüş büyük bir aşiret olup, bu aşiretin en etkili olduğu bölge Siverek olup, Bölge siyasetinde  etkili olan bir aşirettir.

4-KARAKEÇİ: Karakeçi Aşireti, Siverek-Viranşehir arasında bulunan, geniş Karakeçi ovasının ve verimli toprakların bulunduğu bölgenin tamamına yayılmış bölgede bulunan köylerde, Siverek, Viranşehir, Şanlıurfa ve Bozova   bölgesine kadar geniş bir bölgede bulunmaktadırlar. Kıl çadırları, en ünlü karakeçi kilimleri ile bilinirler.

5-KARAHAN: Şema, Üzeyran, Lobıkan, Şilanıj, Mirxas, Keva, Siyahan kabilelerin ortak adıdır. Siverek-Çermik arasında bulunan   Karahan köyü ve civar köylerden oluşan, dağlık, daha önceleri ormanlık olan, şu anda ağaçtan eser kalmayan bölgede bulunan köylerde ve Siverek dışında  okumuş, aydın, tüccarları, bilim adamlar ile Türkiye'ye yayılmış bir aydın kitlesine sahip  bir aşirettir.. Kırsalda yaşayanların geçim kaynağı hayvancılık olup, yoğun olarak şehirlere güç etmişlerdir.

6-HASARAN: (Ağaçhan, Ağırmatlılar, Köran, Kafkıj, Sıma, Heyda, Mızrak) Kabilelerinden oluşan bir aşirettir.): Aşireti, Siverek-Çermik arasında bulunan bölgede ve kısmen de Çermik köylerinde yaşayan, genellikle hayvancılık ve ticaretle uğraşan, birkaç kabileden oluşan, , çoğunlukla şehir merkezine yerleşmiş bir aşirettir. Ormanlık bölgede yaşadıkları için orman ürünlerini satan ve uğraşan bir aşirettir.

7-BABLILAR:(Babıjlar): Siverek-Çermik-Fırat üçgeninde bulunan köylerde ve yoğun olarak Siverek ilçe merkezinde yaşayan, hayvancılıkla uğraşan, Siverek ilçesinin en büyük aşiretlerinden biridir.

8-TIRKAN: Tırkan, aşireti Karacadağın  eteklerinde yaşayan, hayvancılık ve tarımla uğraşan, Karacadağın eteklerinde, çeltik tarlaları ve kurulan kıl çadırları ile bilinen, kış aylarında Ceylanpınar ve Kızıltepe bölgesine göçer olarak yaşamların sürdüren, bir aşirettir.

9-KEJAN:(Keji) Siverek-Karacadağ arasında bulunan bölgeden, Karacadağ'ın eteklerine kadar olan bölgede, Ceylanpınar ve Viranşehir bölgesine kadar yayılan, kısmen göçebe yaşamaya devam eden , bir aşirettir.

10-KOSAN (Kalender): Siverek-Fırat   arasında bulunan bölgede ve kısmen Hilvan bölgesinde Bucak mıntıkasında yaşayan, , Tarım,Hayvancılık ve ilçe merkezinde ticaretle uğraşan, Kosan veya Kalender olarak bilinen bir aşirettir.

11-AREŞİ: Siverek-Karacadağ bölgesi arasında bulunan birkaç köyde yaşayan, , Siverek'te bulunan  aşiretlerden biridir.

12-ÇEMİKİ: Siverek'in doğusunda bulunan,bölgede birkaç köyde yaşayan ve kısmen de Virnşehir'e yerleşmiş, , tarım ve hayvancılıkla uğraşan,  aşiretlerden biridir.

13-BERGUHAN: Siverek ve  kısmen daha sonra Ceylanpınar ve Şanlıurfa'ya yerleşen Kurmanci konuşan  ve dağılmış, imen bilinen bir aşirettir.

14-MODAN: Siverek-Ergani sınırında  bulunan köylerde yaşayan, sadece hayvancılıkla uğraşan, bir aşirettir.

15-NASAN: (Sımıkan, Ömeran, Sisiyan, Alayıba)  kabilelerinden oluşan, Siverek-Ergani-Karacadağ üçgeninde bulunan köylerde yaşayan,tarım, hayvancılıkla uğraşan, son dönemde  yoğun olarak şehir merkezine   yerleşen, bir aşirettir.

16-BAYIKİ (Küçükömerler-Kelok):Genelikle ilçe merkezinde  ve kısmen köylerde yaşayan, tarım, ticaretle uğraşan, , birkaç kabileden oluşan bir aşirettir.

17-CERABİ (GÜRPINAR): Aşireti, Karacadağ eteklerinden, Karakeçi  ovasına kadar uzanan bölgede yaşayan, , tarım ve hayvancılıkla uğraşan, ŞEX   XALIT  (Şey Halit) Aşireti olarak bilinen,1925'lı yıllardan günümüze kadar Siverek Siyasal yaşamında etkili olan bir  aşiret ve ailedir.

18-ŞEĞAN(ŞEYAN): Siverek-Hilvan-Viranşehir ve Şanlıurfa  orta bölgesine bulunan, bir çok alt kabileden oluşan ve CEVHERİLER olarak bilinen, bu bölgenin en büyük aşiretlerinden olup, yoğun olarak Şanlıurfa'ya yerleşen, Şanlıurfa siyasetinin 1950'lı yıllardan beri şekillendiren aşiret olup, , tarım, ticaret, hayvancılık ve sanayi ile uğraşırlar.

19-ALİŞERLER: İlçe merkezinde ve Siverek-Viranşehir  arasında bulunan birkaç köyde yaşayan, , sanayı, ticaretle uğraşan bir ailedir.

20-ANDARİ: Siverek, Karacadağ-Viranşehir  orta bölgesinde ve çoğunluğu Siverek ilçe  merkezinde oturan, tarım, hayvancılıkla uğraşan, bir aşirettir.

21-BRODREJ(KURİ): Siverek-Viranşehir bölgesinde yaşayan ve KURİ aşiretinin bir kolu olup,  genellikle şehir merkezinde,1980 sonrası da büyük şehirlere ve Avrupa'ya                                     yoğun göç vermiş bir aşirettir.  Brodrej (Uzunlar) olarak bilinirler. Ünlü edebiyatçı, yazar Mehmet  Uzun bu ailedendir.

22-MİREKA: Siverek-Viranşehir orta kesiminde yaşayan, ,Viranşehir, Urfa Kızıltepe bölgesine kadar geniş bir alana yayılmış bir aşirettir.

23-KERAJEK: Siverek-Ergani sınırında, dağlık kesiminde yaşayan, , küçük, birkaç köyden oluşan, Modan aşiretinin bir kolu olarak ta bilinen  bir aşirettir.

24-DOŞNİK: Siverek-Fırat havzasında ve ilçe merkezinde yaşayan bir aşiret olup, çoğu ilçe merkezinde yaşarlar.

25-SİNİKİ: Genellikle Siverek ilçe merkezinde yaşayan bir aşirettir.

26-KÜRDİKİ: Siverek-Diyarbakır arasında bulunan birkaç köyden ibaret bölgede yaşayan, bir aşirettir.Geçimleri tarım ve hayvancılıktır.

27-ŞEHBIZİNİ: Siverek'te Fırat'a yakın bulunan Darağun Köyünde yaşayan, bir aşiret olup, Şehbizini Aşiretinin Siverek'teki bir koludur. Kendilerine özgü “Şehbizinice” dilleri vardır. Ancak şu anda köyde bu dili konuşan kalmamıştır.

28-MILLAN (MİLLİ): Tarihte bilinen ünlü Milli Aşiretinin Siverek bölgesinde yaşayan koludur.

29-ACEMLER (OYMANLAR) :İlçe merkezinde ve  Karakeçi ovasında yaşarlar, Çoğunlukla büyük şehirlere göç etmiş bir aşirettir.30-ŞEĞ: Karacadağ eteklerinde ve Ergani sınırında yaşayan, Şeyh olarak bilinen bir  küçük aşirettir. Tüm aşiretler üzerinde dini etkisi olan bir gruptur.

31-AŞIKLAR: Aşıklar, Siverek'in  farklı renkleri, müzikleri, davulları, eğlencesi, dengbejleri ile  sosyal yaşama, düğünlere renk katan, kültürel  yaşamın kuşaktan kuşağa aktarmasında etkili olan, bazen davulcu-zurnacı,bazen çaycı, çerçi, bazen de Dengbej  olan bu bahçenin farklı renkleridir.

 Yukarıda saydığımız aşiretler genellikle Zazaca(dımıli) Kürtçe(kurmanci) konuşurlar. Şehre yerleşenlerin çoğu Türkçe konuşmaktadır.

 Aşiretler bu toprakların renkleri gelenekleri, dilleri, kültürleri, üretim şekilleri olduğu gibi, kan davaların, çelişkilerin, siyasetin, sosyal yaşamın, üretim biçimlerin, insani ilişkilerin, aile yapısının, kadın-erkek ilişkilerinin, şekillendirdiği, belirlendiği ve karara bağlandığı kurumlar olup, etkileri  Ankara'nın  siyasetinin şekillenmesine kadar uzanan, fiilen yaşayan, yaşatılan kurumlardır. Hem eleştirilen hem de korunan sosyal yaşamın yaşayan değerleridir.

SİVEREKLİ ŞAİRLER

 ŞAİR İBRAHİM RAFET
Şair İbrahim Rafet, 1875 yılında Siverek'te doğmuştur. Kadirzade ailesinden Abdurrahman Behçet Efendi'nin oğludur. Siverek Feyziye medresesinde okuyan İbrahim Rafet, o zamanın müftüsü Zülfükar Efendi'den ve Hacı Yusuf Sami Efendi'den ders almıştır. Burada Arapça ve Farsça derslerinin dışında müspet ilimleri de okumuştur. İbrahim Rafet şiirlerinde "RAFET" mahlasını kullanıyordu. Peygamberimizin mevlidi şerifini de yazmıştır. Tüm şiirlerinin toplandığı iki ciltlik divanı mevcut olup basımı yapılmamıştır. l342 (1926) yılında bir çok aşiret reisleriyle beraber Konya’ya sürgün edildi. O dönemde Atatürk'e hitaben yazıp gönderdiği bir şiir üzerine, sürgünü kaldırılan şair İbrahim Rafet, Konya'da memurluğa atandı. Burada 18 ay kaldıktan sonra Siverek'e döndü. Geri kalan ömrünü Siverek'te geçirdi ve 4 Şubat 1938 yılında vefat etti. Siverek’te defnedildi.

Şiirlerinden örnekler:

Yad eyle o demleri ki sefilane gezerim
Çar köşe-i otağı garibane gezerim Etmişti gönül hayli zaman yurdunu gaip Ben de o garip elde hazinane gezerim

...............

Her veçhile kurtulmadan ümidi kesince Çal patlasın her yerde sefilane gezerim Dehr ateşini zehrile söndürmek için İstimli dimağımla rindane gezerim



HACI YUSUF SAMİ EFENDİ
Hacı Yusuf Sami Efendi, Kadirzade ailesinden Müftü Eyyüp Efendi'nin oğlu olup 1846 yılında doğmuştur. Arapça ve Farsça dersleri ile birlikte Tarih, Edebiyat, Coğrafya, Hesap, Hendese, Hayvanat, Nebatat ve İlm-i nücum derslerini almıştır. Şiir dalında ve Hat sanatında da büyük başarılar sağlayan Yusuf Sami Efendi, uzun bir süre müderrislik yapmıştır. Siverek'te başta Ulu Cami ve Gülabi Bey camileri olmak üzere bir çok camideki hat örnekleri kendisine aittir. Bu yazılar günümüze kadar ulaşmıştır. Kendi el yazısıyla yazmış olduğu kitaplardan bu gün elimizde mevcut olanlar şunlardır.

1-Mevlid'i şerif 2-Künuzün-niem 3-Hilye-i Saadet 4-El Kasidetün- Necatiye Yusuf Sami Efendinin halen Ulu camide kendi hatttıyla yazmış olduğu ve kendisine ait olan Hilye'i şerif kasidesi şöyledir. Ne devlettir bu devlet kim bize lütfu inayettir A'tayı bi nihayet Lihye-i paki saadettir

Zamanı fırsatı elden bırakma gel ziyaret kıl Niyaz et halisane çün ziyaretgahi ümmettir

Selat ile selam et kubbe-i hadraya arz eyle
Edibane ziyaret eyle yahu vakit fırsattır

...............

Resuli müctebanın yadigarıdır riayet kıl Buna ta'zimu tavkir eylemek Sami itaattır



BİCAN(Ahmet)

Siverek'te doğmuş ümmi bir halk şairidir. Keçeci olarak 1902 yılında Urfa’ya gelmiş ve altı yıl burada kalmıştır. 1910 yılında vefat eden Ahmet Bican'ın mezarı Siverek'tedir.

Şiirlerinden bir örnek:

Haramizadeler durdu nişane Bak nasıl kıydılar şu perişane Müessir kurşunlar erince cane Doldurdu efganı çölü yabanı


Ne yatarsın uyan ey kaddi ar'ar Seni vuran kimdir kim o derbeder Rehberdir zatına Cenab-ı Haydar Dünyevi uhrevi yüksektir şanı


Hazık tabip keşfetmedi yarayı Kime arz edeyim bu macerayı Maktul diye takrir eden tuğrayı Hamemdir eyleyen zarı nihanı


Şahedet şerbetin şu genç yaşında Nuş ettin mi anı mevtin çağında Bağban olduğun dostun bağında Kokladın mı sümbül ile reyhanı



ŞAHAP
1889 yılında Siverek'te doğdu. Ailesi Kadirzadelerden olup Harran sağlık memurluğu yapmıştır. 1932 yılında gittiği Diyarbakır'da tedavi gördüğü hastalıktan kurtulamayarak vefat etmiştir. Mezarı Diyarbakır Mardin Kapı mezarlığındadır.

Şiirlerinden bir kıta :


Ne dinsizsin a zalim meclisinde bir safa yoktur
Vücudum yandı ser ta ser bana dar'üş-şifa yoktur Bütün haban içinde sen gibi hiç bi-vefa yoktur Bilirdim bi-vefasın zerrece sende vefa yoktur Lebi hamranı gösterdin beni anınla kandırdın



Prof.Dr.ABDÜLKADİR KARAHAN

Hacı Zülfükar Karahan'ın oğlu Abdülkadir Karahan, Türkiye’nin Eski Türk Edebiyatçılarının önde gelenlerindendir. 1913 yılında Siverek'te doğmuştur. İlk tahsilini Siverek'te yaptıktan sonra 1934 yılında İzmir Muallim mektebinin orta kısmını bitirdi. 1934-35’te İzmir’de öğretmenlik yaptı. Daha sonra İzmir Lisesini bitirdi. 1939 yılında İstanbul Üniversitesi Türk dili ve Edebiyat Fakültesi ve Yüksek Öğretmen Okulunu bitirdi. 1939-1942 yılları arasında Samsun Lisesinde, 1942-1947 yılları arasında da İzmir İnönü ve Atatürk Liselerinde Edebiyat Öğretmenliği yaptı. 1945 yılında Doktor, 1952’de Eski Türk Edebiyatı Doçenti oldu. Daha sonra Eski Türk Edebiyatı Profesörlüğüne yükseldi. 27 Mayıs 1960 İhtilalinde Üniversitelerden uzaklaştırılan 147’ler arasında o da vardı. Daha sonra kürsüsüne döndü. 1983’te emekli oldu. Uluslar arası kongrelerde 70’i aşkın tebliğ sundu. Şiirle edebiyata giren ve bir de şiir kitabı çıkaran Prof.Dr.Abdülkadir Karahan Eski Türk Edebiyatını konu alan araştırma ve incelemeleriyle bilinir. Eserlerinden Bazıları: 1-Güneşin Doğduğu Yurt (Şiirler-1934) 2-Fuzuli Muhiti Hayatı ve Şahsiyeti (1949) 3-Nabi (1953) 4-Nef'i (1954) 5-Fatih Şair Avni (1956) 6-Fuzuli'nin üç dilde şiirleri

Şiirlerinden bir örnek: ................. Gün ufukta belirdi sular parlıyor bakın Şimdi Dicle ruhuma parmaklarımdan yakın O da ışık içinde koşuyor ileriye..


Yer yüzü bir uçmağı andırıyor doğuda Altından saçlarını güneş yıkıyor suda Güneşi yudum yudum içen ırmak sarhoştur.

Gök kutlular gibidir bu doğuşu yakından Dağlar dönmüşe benzer heybetten bir akından Bilseniz gün doğuşu Dicle’de ah ne hoştur.



Prof. Dr. İHSAN SEZAL

1947 yılında Siverek doğdu. İlk ve orta öğrenimini Siverek ve Diyarbakır'da bitirdi. 1965 yılında Siyasal Bilgiler Fakültesinde başladığı üniversite öğrenimini gittiği İngiltere'de tamamladı. Lisans ve yüksek lisansını Manchester ve Bath Üniversitelerinde yaptı. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinde doktorasını yaptı. 1988 yılında Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı Müsteşarlığına getirildi. Müsteşarlığın yanı sıra dört yıl (1987-1991) YÖK üyeliği yaptı. UNESCO Milli komisyonu yönetim kurulu üyesi ve Başkan yardımcılığını da yapan Prof.Dr.İhsan SEZAL, Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölüm Başkanı iken, 1995 yılında Başkent Üniversitesi "Sosyal Bilimler Enstitüsü"nü kurmak görevini üstlendi (1995). Basılmış Kitaplarından Bazıları :

1-Alaca Dünya (Şiir 1969,1996) 2-Sosyoloji Yazıları (1983,1991,1995) 3-Sabır ve Gül (Şiir 1989) 4-Hangi Gökyüzü (Şiir 1995)

ANLAR

Hasretini vatanın Gurbette kalan anlar

 Kıymetini güneşin Siste boğulan anlar

İçin için kavruldum Sılanın özlemi ile

Bu adamın derdiyle Tutuşmuş yalan anlar

Öpmek kara toprağı İçmek ak pınarlardan

Susadım öz yurduma Susuzluk çeken anlar

Durmuş zaman akmıyor Günler yıl kadar

uzun Geceler kum tanesi Çölleri aşan anlar

Gözlerim buğu buğu Kafam dumanlıdır hep

Öz sevgi ateşinde Aşk ile pişen anlar


MEHMET RAGIP KARCI
1945 yılında Siverek’te doğdu. İlk ve orta tahsilini Siverek’te yaptı. Erzincan’da askeri liseyi bitirdi. Dil ve Tarih-Coğrafyada Farsça eğitimini tamamladı. Çeşitli devlet dairelerinde görev yaptı. TRT’de pek çok belgesel program yapmıştır. Yayınlanmış şiir kitapları vardır. ”bir başkasının kitabı” ve “ yeni bir sevda süleymanı” kitapları ile tanınmıştır.

Çocukları Aramak Göğe en yakın bir ıslaklıkla inerken toprak Hani o anda bir ağız kavgasıdır başlar Çocuğun bir kar büyüsü gibi gidişini görürken ana Beşikte dağılan bir dumandır Dokuz ayın dinmez sancıları


Ve ölüm işte o anda Gerinip gerinip de Yağınca taş sessizliğini üstüne Eğilip eğilip de Bir kadın saçının düştüğü yerde aramalı çocukları



MERAL DALAMAN
1950’de Siverek’te doğdu. Yazı hayatına şiirle başladı. Öğretmenlik ve çeşitli yayın evlerinde yazı işleri müdürlüğü yaptı. İlk öğretim okulları için yardımcı ders kitapları hazırladı. Yayınlanmış şiir kitaplarından bazıları: “Deli Fırat”, “Dolu Dizgin Nereye?” “Dudaklarında ismin olacak” ve “Dünya Çocuklarına” Şiirlerinden bir örnek:

Ben Bir Öğretmenim

Uzat bana ellerini yavrum!
Ben bir öğretmenim Öyle ürkek ürkek Bakma bana yavrum Ben! seninle senim

Acınız, acım oldu. Neşeniz, tebessümüm Hep beraber uygarlığa İnan bana yavrum Anayım sana, öylesine şefkatli Babayım sana , öylesine güçlü. Arkadaşım, kardeşim Seninle mutlu Seninle mutlu

Sen bu yurdun yarını, geleceği. Mimar dediler bana, verdiler seni Seni, sen yapmak için and içtim Uğruna feda ettim Gündüzümü, gecemi



A.HİCRİ İZGÖREN

1950 yılında Siverek’te doğdu. Yüksek öğrenimini Diyarbakır Eğitim Enstitüsü (Sosyal Bilimler)’nde tamamladı. 1980 yılından beri yurt içi ve yurt dışında çeşitli yayın organlarında şiirleri yayınlanmaktadır. Yayınlanmış şiir kitapları şunlardır. “Acıyla Diri”, “Sessizliğin Sağanağı”, “verilmiş Sözdür.” Şiirlerinden bir örnek:

36.Enlem

Bütün acıları gözlerinde damıttım Zaman koyaklarda rehindir artık Erteledim kederi

Bir yanım yağmura saplı bir yanımda kar Unuttum nerde yiter nerde doğar gün Eriyip dağılıyor bıraktığım gölgeler Ağıtlarda bekletilirim, şimdi yeniden Oysa kaç kez koparıp urganımı Şarkılarla geçmiştim bu geçitlerden

Ayak izleri silinmiş burda tarihin Yıldızlar anadan doğma kördür Birer uçurumdur çocuk gözleri



ALİ FUAT FIRAT
Bir şair, gurbette ve hasta. Bu insanın memleket hasretini düşünün. Siverek kokusu... Çocukluğunun, gençliğinin hatıralarıyla dopdolu sokakları, ara sokaklardaki küçük kahveler, kadınların, seyyar satıcıların, mahalle arasında oynayan çocukların, şehir etrafını saran bağlardaki bağbancıların, şen şakrak bağırtıları ve bu insanların memleket havası kokan, Siverek kokan, deyimleri, mahalli yer ve maruf şahıs isimleri...! Ali Fuat Fırat, Siverek'in yetiştirdiği bağrı yanık bir şairdir. Siverek'ten ayrı kaldığı yıllarda, hasta yatağında Siverek hasretiyle yanıp tutuşurken, hayalinde canlandırdığı memleketini ustalıkla mısralara dökmüştür.

SİNAN KARAKAŞ 

15.05.1955 SİVEREK GÜLABİBEY HANDÜZÜ SOKAK NO:3 TE DÜNYAYA GELDİ.DİCLE ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ MEZUNUYUDUR.HALEN GAZİANTEPTE YEREL GAZETEDE KÖŞE YAZARLIĞI YAPMAKTADIR.EMEKLİ EVLİ VE İKİ ÇOCUK BABASI OLAN ŞAİRİMİZİN www.antoloji.com DA 1420 ADET ŞİİRİ MEVCUTTUR.

SİVEREK WEB SİTELERİ

 SİVEREK KAYMAKAMLIĞI RESMİ SİTESİ

                 www.siverek.gov.tr


SİVEREK BELEDİYESİ RESMİ SİTESİ


                 www.siverek.bel.tr


SİVEREKTEN  HABERLER VEREN SİVEREKLE İLGİLİ HERŞEYİ BULABİLECEĞİNİZ SİTEMİZ


                 >www.siverekgenclik.com


SİVEREK HABER ANI HABER PORTALI


                www.siverekha.com


SİVEREK KÜÇE DERGİSİ SİTESİ


                 www.siverekkuce.com


SİVEREK HABER GAZETESİ RESMİ SİTESİ


                 www.siverekhaber.com


SİVEREK DEVLET HASTANESİ RESMİ SİTESİ


                 www.siverekdevlethastanesi.gov.tr


SİVEREK HALK EĞİTİM MERKEZİ RESMİ SİTESİ


                 www.siverekhem.gov.tr


SİVEREK SANAYİ VE TİCARET ODASI RESMİ SİTESİ


                  www.siverektso.org.tr


SİVEREK MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ RESMİ SİTESİ


                  http://siverek.meb.gov.tr


SİVEREK FM SİVEREK RADYOSU SİTESİ


                 www.siverekfm.com


SİVEREK'İ VİLAYET YAPMA VE KALKINDIRMA DERNEĞİ


                  www.siverekili.org

SİVEREK MANİLERİ

 MANİLER,ATASÖZLERİ, DEYİMLER, BEDDUALAR, DUALAR
Evlerde ve Sohbet Meclislerinde Neler Yapılırdı
Siverek tarih boyunca medeniyetlerin yatağı olan Mezopotamya da yer aldığı için  bu coğrafyanın  zengin  folkloruna  sahiptir. Pek çok iç ve dış göçlere sahne olan bölgede değişik kültürlerin izlerine hemen her alanda rastlamak mümkündür.
Siverek, Cumhuriyetten önce ve sonrasında, kent kültürüne aşina , eğitim düzeyi yüksek bir nüfusa  sahipti. Bu kitle içinde musiki, el sanatları, halk hikayelerinin sazsız söyleyicileri (Dengbejler ), şairler, maniciler, çalgıcılar, masal anlatıcıları ve daha niceleri vardı.
Bunlardan çalgıcılar, evlenme, sünnet ve özel günlerde davul zurna   başta olmak üzere cümbüş, bağlama dabruka, zil defi, rubap, tambura gibi çeşitli müzik aletlerini çalarak sanatlarını icra ederlerdi. Halk arasında “tambura” denilen 9 perdeli ve üç telli halk müziği sazını çalanlar ise, genelde  belli  dönemlerde mahallelerin geniş alanlarında tambura meydanlarını şenlendirirlerdi. Saz eşliğinde ya da sazsız sadece sözlü olarak atışırlardı. Bu meydanlarda çeşitli maniler ve türküler çalıp söyleyerek toplananlara müzik ziyafeti çekerlerdi.
Ayrıca değişik  giysiler giyen erkeklerin oynadığı ve adına" KÖÇEKÇE" denilen halk  oyuncuları vardı. Diğer bir grup ise, halk hikayelerini söyleyenlerdir. Bunlar özel günlerde veya kış gecelerinde sohbet  meclislerinde saatlerce şiirlendirdikleri halk hikayelerini sesleriyle ve kendilerine özgü makamlarda söylerlerdi.
1970'li yıllara kadar Siverek'te halk arasında çok güzel ve yerleşik bir adet vardı. Yakın akrabalar komşular, dostlar ve gençler büyük odalarda toplanırlardı. Benzerlerine günümüzde rastlanmakta ise de, eski oda canlılığı kalmamıştır. Şimdi  televizyon artık bütün evlerin, meclislerin sohbet yetkisini elinde bulundurmaktadır. Bu odaların baş köşesinde  alimler, yaşlılar ve aile büyükleri otururdu. Çeşitli yiyecekler, kuru yemişler, çiğ köfteler  ve  çaylar yiyilip içilirdi. Daha sonraki saatlerde, hüneri olanlar, hünerlerini gösterirlerdi. Çevrede ne gibi hal ve haberler var ise orada anlatılırdı. Daha sonra varsa alimlerden sorular sorulur cevaplar alınırdı. İleri gelenlerden sorunlara  çözümler istenirdi. Herkes hünerini gösterdikten sonra, halk aşıkları “mesele”ler söylerlerdi. Önemli olayları kendi tarzlarıyla türkü halinde söyleyen “Dengbej ”lere sıra   gelirdi.
Bu sohbet toplantıları her hafta bir evde yapılırdı. Genellikle maddi durumu iyi olan evlerde   daha sıkça yapılırdı.  Siverek'teki maniciler ise, özel bir yeteneğe sahip olan ve  toplumun sünnet, nişan, sohbet, düğün ve özel toplantılarında, içinde   bulundukları ortama uygun olarak irticalen(doğaçlama) söyledikleri veya daha önceden ezberledikleri halk manilerini söyleyip insanları hem  eğlendirir hem de düşündürürlerdi.  “Mesele” ve “hikaye” anlatanlar ise genellikle uzun kış gecelerinin  daha güzel ve daha neşeli geçmesini sağlarlardı.

SİVEREK’TE SÖYLENEN ANONİM MANİLER
Mani benım ezberım
Kan ağlıyor gözlerım
Ben o yarın yolını
Ölene dek beklerım Siverektır ocaktır
Gülü kucak kucaktır
Sivereğın kızları
Tapılacak ocaktır


Siverek evrıleydı
Çark gıbı çevrıleydı
İçınde gezenım yok
Dibınden devrıleydı
 Sivereğın uşağı
Gevşek bağlar kuşağı
Şaka maka dinlemez
Çeker yağlı bıçağı
Çıbığım ark içınde
Dolanır çark içınde
O boyın abdalıyam
Gezer Siverek içınde
 Çıbığım yok uzadım
Yar yolını gözledım
Siverek’te eşın yok
Senı kıme benzedım


Siverek’te at gezer
Üstünde yiğıt gezer
Sivereğın kızları
Birı birınden güzel Çıbığımın uzını
Gazel almış gözünü
Ölmeyeydım göreydım
Bi da yarın yüzını


Siveregi   ögerler
Damda sokı döğerler
Sivereğın kızları
Öldürmezler severler Siverek iki yoldır
Birı sağ birı soldır
Soluna canım kurban
Yarın geldığı yoldur


Siverek’tır sarayım
Senı kımden sorayım
Mektuban teşekkürler
Mah cemalın göreyım
 Ataş koydum kürege
Mühür urdım direğe
Acep o gün olır mı
Yar gele Sivereğe


Masa üstünde pekmez
Bu pekmez behen yetmez
Sivereğın kızları
Taksisız gelın gıtmez
 Aman güzel gemıcı
Nerden aldın pırıncı
Sivereg’ın içınde
Benım yarım birıncı


Mınarada ezan var
Has bahçada gezen var
Sivereğın içınde
Üreğımı ezen var Çarşıdan aldım narı
Makinanın kolları
Sivereğın içınde
Beğendım nazlı yarı


 


Sivereğın kızları
Yamandır anaları
Başlıksız kız vermezler
Alıpta kaçırmalı
 


Siverek yollarında
Gül açar bağlarında
Allah canımı alsın
O yarın kollarında


Çadır kurdum düzlere
Diken oldum gözlere
İşte bağ ben gıdiyem
Siverek kalsın sızlere
 Tepsiye serdım küncü
Gerdana serdım incı
Öyle bir yar sevdımkı
Siverek’te birıncı


Siverekte yağ dolu
Etrafı karla dolu
Doktor behen ne yapsın
Yüregım efkar dolu
 Hürriyet caddesınde
Kitabı var elınde
Benım sevdığım güzel
Siverek lisesınde


Siverek kalasıyam
Buranın alasıyam
Nerde bir güzel görsem
Ben onun hestesıyem
 Kala kalaya bakar
Kaladan kanlar akar
Delıkanlı durırken
Ihtiyara kım bakar


Kaladan indım bu gün Elımde altın gügüm
Ana benı tez ever
İstemem dügün mügün
 Kaladan iner kaprağ
Ağzında yeşıl yaprağ
Gel sarılağ çıft yatağ
Sonumuz kara toprağ
Oğlan adın aloştır
Fesın püskülü hoştır
Her gün gel burdan savış
Koy desınler berduştır
 Oğlan adın Alidır
Boyın rehan dalıdır
Her gün gel savış burdan
Koy desınler yarıdır


Oğlan adın Ayıbtır
Sırma aba giyıptır
Akraba arasında
Başlık almak ayıptır
 Oğlan adın Mustafa
Canın gül koynun sefa
Evvel böyle değıldın
Şımdı oldın bé vefa


Çarşıdan aldım  mışmış
Göynüm aboya düşmüş
Abo benım aşkımdan
Bir aydır uyumamış
 Bu gün hava serındır
Fatma abla gelındır
Ağlama Fatma abla
Emin abé senındır


Kız adın Fatma güzel
Kaşların çatma güzel
Açta koynuna girım
Yalavuz yatma güzel Deniz kumsız olır mı
İbrığ susız olır mı
Kınamayın analar
Gençler yarsız olır mı
Karşıda karaçiler
Otırmış fal açiler
Dediler yarın gelmış
Gönlümü hoş ediler
 Güvercin havadadır
El urma yuvadadır
Allah mırazım versın
Ellerım duadadır


Güvercin perçindedır
Hırhalı kızındadır
Sağ olsın kellok mehle
Güzelım içındedır Kormişkanda bir kuş var
Kanadında gümüş var
Aloş gıttı gelmedı
Elbet bunda bir iş var


Demlıkte çay oldı yar
Anan duysa yandın yar
Kapıdan giremedım
Genıştı oldu dar
 İncırım incır tutar
Saatım zıncir tutar
Gel de sarılağ yatağ
Yüregım sancı tutar


Mor menekşe morlanır
Yar kahvede dolanır
Hasa peşkir belınde
Çaylar ile dolanır
 Karşıda kara koyın
Tutın kafese koyın
Ben bu dertten ölürsem
Adımı garip koyın


Kapıda durma oğlan
Bıyığın burma oğlan
Benı sehen vermiler
Boş hayal kurma oğlan
 Teyşt dibınde deleme
Kaşlar benzi keleme
Ben senı gizlı sevdım
Sen duyırdın aleme


Kavanoz dolı reçel
Bu günler gelır geçer
Yüzüm arsızdır güler
İçımden neler geçer
 İsot serdim havlıya
Ahım yara kalmıya
Yar üstıne yar sevmış
Muraz menzil almıya


Leymun yere mıhladım
Gıttım geldım koğladım
Yarın bir çıft lafını
Can evımde sağladım
 Ben bir hebbe biberem
Ortanızda dilberem
Yarım yüzını eğme
Mısafırem gıderem


Kalk gıdağ böylesıne
Ğeripler mehlesıne
Orda bir ğerip ölmış
Hadı gıdağ yasına
 Terzının makinası
Çık çık  eder iğnesi
Ben sevdım eller aldı
Hayrını görmiyesı


Ben bir küçük fenerem
Yana yana dönerem
Geç buldum tez kaybettım
Hala ona yanarım Yar başan néce dönım
El yatsın gece dönım
Gavur dinınden dönmi
Ben sehen nasıl dönım
Mezerım  derin edın
Su serpın serın edın
Dünyada olamadım
Ahirette gelın edın
 Ataş koydım mankala
Kuşlar kondı çankala
Sen orada ben burda
Bende nasıl can kala


Ne yaman estın felek
Umıdım kestım felek
Eller sarmış yarını
Behen ne kastın felek
 Eğıl çınarım eğıl
Bu çınar benım degıl
Yar üstüne yar sevmış
Serçe parmağım değıl


Örümcek özlerınen
Kım gördü gözlerınen
Ben yarımdan vazgeçmem
El alemın sözünen
 Bohça barın üstınde
Ayva    narın üstınde
Dünyadakı şarkılar
Hepsı yarın üstıne


Küp dibınde unım var
Allah’tan umıdım var
Seni behen verseler
Koç babaya mumım var
 Odamın camı kırık
Geziyem boynu kırık
Hiç kimseler görmesın
Benım gıbı ayrılık


Kızım naçar ağlama
Gündüz geçer ağlama
Bu kapıyı kapatan
Bir gün açar ağlama
 Sarı kavun dilımı
Tutamadım dilımı
Hasret benı yandıri
Allah bıli  halımı


Mavı taksi boyandı
Kapımıza dayandı
Dün gece kaçacaktım
Zalım abım uyandı
 Hacı pınarın düzü
Zaptiye sardı bızı
İki komşu bir hoca
Kıysın nikahımızı


Eyvana serdım keçe
Nice bu ömrüm geçe
Acep o gün olır mı
Elın elıme geçe
 Bu gece uymamışam
Baş yere koymamışam
Geçtı kızlar kervanı
Vallahi duymamışam


Mendilım benek,benek
Ortası çarğu felek
Emmı oğlu dururken
El oğlu neye gerek
 Mendilım benek,benek Ortasında kelebek
Yazın beraber idık
Kışın ayırdı felek


Mendilım turalıdır
Sevgilım buralıdır
Geçme kapım öğünden
Yüreğım yaralıdır
 Mendilım arlı morlu
Bir yar sevdım çok zorlu
Utandım yar demeye
Çağırdım orta boylu


Merdivanım kırk ayak
Kırkına bastım dayak
Paşadan emır gelmış
Kızlara koca yasak
 Merdivanım kırk ayak
Kırkına bastım ayak
Oğlan dedı gel kaçak
Kız dedı babam uyak


Karanfil onar açtı
Saksılara dolaştı
Sen benımsın ben senın
Falcı bıze fal açtı
 Karanfil deste gıder
Kokusu yare gıder
Senı gören yigıtler
Evıne heste gıder
Karanfilın buharı
Dalları baş yukarı
Gıttım yarı sormağa
Demedı gel yukarı
 Karanfil oylum oylum
Yarı koynıma koyın
Ben bu dertten ölürsem
Adımı dertlı koyın
Karanfil koydım tasa
El vurdum basa basa
Benım yarım çok güzel
Birezım boydan kısa
 Kaşların dağlar benı
Aşkın ataşlar benı
Bu sene ğerip oldım
Her gören taşlar benı


Kaşların karalıptır
Gül benzın sararıptır
İkı mıskal aklım var
Onu da yar alıptır
 Kaşların karaymışsan
Çok canlar yakarmışsan
Anan muhabetınden
Heç nasip almamışsan
Kaşlarının karası
Yüregımın yarası
Niye böyle uzadı
Mektubının arası
 Uzun uzun kamışlar
Kamışı boyamışlar
Yazık güle değıl mı
Çalıya dolamışlar


Kaşın niye yay değıl
Tenın  nıye kar değıl
Senın gıbı dilberın
Niye aklı tam değıl Kavak uzanır gıder
Dalı uzanır gıder
Öpüş vermeyen kızlar
Mabal kazanır gıder


Ben bir uzın kamışam
Kapına yaslanmışam
İster al ,ister alma
Alnına yazılmışam Su akar bendı bılır
Kız gıder fendı bılır
Ben  yarın kölesıyem
Satarsa gendı bılır


Kazanlarda aş pişer
Kaynanaya iş düşer
Oğlan evıne maşallah
Kız evıne daş düşer
 Su akar olğın olğın
Üç güzel behen vurğın
İkısı şöyle dursın
Birısı boyıma uyğın


Bızım evın diregı
Kaynanamın yüregı
Ne karşımda durisen
Abdesthane küregı
 Köprünün altı kazık
Ölmüş kaynanam yazık
Kaynanama acımam
Bir top bezıme yazık


Kapı önü buz gıbı
Kaynanam domuz gıbı
Çatla patla kaynana
Gezecağam kız gıbı
 Kazanda kelle bışer
Kaynana gene şişer
Onca şişme kaynana
Sehen bir gemıg düşer


Gül koydum bardağına
Denizın ortasına
Kaynana kurban olsın
Gelının dırnağına Pacaya koydum fincan
Fincana koydım mercan Kaynanamın adını
Koydım kuyrıklı sıçan


Bahçalarda bal kabak
Açılır tabak, tabak
Sen şeker ol ben kaymak
Gel yiyağ barmak, barmak
 Boğça barsızdır güler
Ayva arsızdır güler
İçerim kan ağli
Yüzün arsızdır güler


Bahçalarda kestane
Dökülür tane, tane
Şımdıkı kızlar ucızdır
Gel alah beş on tane Bahçaya girdı kuzu
Kolıma girdı sızı
Anasını ararken
Koynıma girdı kızı


Dama çıkmış el eder
Küpeler gel gel eder
İtın köpeğın oğlı
Her yerde henek eder
 Dam dama dolaşıktır
Sahan dolı kaşıktır
Komşu kızın tenbele
Bızım oğlan aşıktır


Kalmışam ben kalmışam
Kız ben sehen kalmışam
Senı alırım diye
Evde békar kalmışam
 Oy nolaydı nolaydı
O kız benım olaydı
Vallah ben çok seviyem
Kollarım dolanaydı


Kız enikten bağ behen
Bağta bir göz at behen
Derdınden ben erıdım
Birez insaf ét behen
 Dama urdım kazmayı
Al başından yazmayı
Ben dün aklıma koydım
Sana mektup yazmayı


Esmer çayından geçtım
Kapıya bağtım geçtım
Nazlı gülün elınden
Bi tas savığ su içtım 
Bağda üzım olaydım
Sepetlere dolaydım
O yar hemama gıtmış
Péştemalı olaydım


Hak hak hak kapı
Hak kapı sağlam yapı
O yar kapıya çıkmış
Ayağında kapkapı
 Giymış kabardin şalı
Şalvarı Heleb malı
Kırk dügmelı yelegın
Altında Acem şalı
O yar behen yar behen
Bu canım kurban sehen
Evvel  béle degıldın
Ecep ne oldı sehen
 Oğlan oğlan yar oğlan
Yar oğlan canan oğlan
Düşmanlar benı isti
Behen sehib çık oğlan
Penceresı perdelı
Kulakları küpelı
Gönlüme ataş düştü
Senı gördım görelı
 Develer katar katar
Sevdığım tahtta yatar
Öyle bir sevdığım var
O uyanır ay batar
Kız gidiyor çeşmeye
Eda işve etmeye
Sevdığın görır görmez
Başlar cilve etmeye Elmaları soydular
Ortasını oydılar
Benım sevdığım kıza
Yüz binlerı saydılar


Elınde su bardağı
Al al olmış yanağı
Her yérı güzel  ama
İlla kiraz dudağı Dabançam dolu saçma
Ben geliyem sen kaçma
Ben senı çok seviyem
Kaçma sevdığım kaçma


Esmer çayı ağıyor
Yarım damdan bağıyor
Öyle bir yar sevmışem
Bakışı can yağıyor
 Kız damdan ne bağısen
Yüregımı yağısen
Gönlüm yandı erıdı
Derde derman olmisen

SİVEREK ATASÖZLERİ

 -Açma ağzını açmiyım ağzımı.
-Ad Ali’nın nam Veli’nın
-Adam ğırferi olmış.
-Adamın birisının sakalı yaniy diğeri “Dur söndırme gelım cığaramı
yandırım.” diy.
-Adamın kafasına vurmuşlar “ah arğam, ah arğam” demış.
-Ağanın malı gıdiy, ğızmıkarın (hizmetkarın) canı gıdi.
-Ağır ol batman gelesen.
-Arğımiyan başa çaput sarisan.
-Akılu Fe’m sahibi olasan
-Al asilı ser hasırı.
-Ar çike namus çike ha kuné ha kuné.
-Ar nice, haya nice, arsıza haya nice.
-Arlı arından korği, arsız di benden korği.
-Asil at gendıne kırbaç urdırmaz.
-Avrat,erkegı hem aziz,hem de rezil eder.
-Ayağı yanmış it gıbı dolaşi.
-Başkasının eşegıne binmağnan yol bitmez
-Başkasının atına binmağla erkek olunmaz
-Bedenle gömleğı birıbirıne düşüri.
-Ben ona söyliyem o palıga söyli.
-Benı kuru çulın üstünde bırağtı.
-Bergirdır önünde gıdisen ağız ati.Arğasından gıdisen tizık (tekme) ati .
-Benım késemden gıttı.
-Beyhude yazmağtan ne mana.
-Bıl benı bılım senı
-Bılsın kı ayran yoğırdın kardaşıdır.
-Binın yarısı beş yüzdür o da ne sende var ne bende.
-Bir üzüm hebbesınden kerge kaynadisan.
-Biz bize hayran biz bize kurban
-Başkasının tazısıyla ava gidilmez
-Behen yoğ içıne p..
-Belaş mezel görse içine girer
-Bıp démağa dudağ lazım.
-Bu hediye borç ekmektır.
-Cahilın uçmağına da sıçmağına da bağmam.
-Canımın etını yérem kasabın mınnetını. çekmem.
-Cehennem vaviğıne(çakalına) benzisen.
-Çağala mağala herkes evıne dağala.
-Çalma élın kapısını parmakla, çalarlar kapını tokmakla.
-Çırasını almış péşımde dolaşi.
-Çoğ acıma acınacağ hale gelırsen.
-De bu saz benden eksiktır.
-Delaldır eşşegı kaybolmış.,(dellalın eşegi kaybolmuş.)
-Delılerden denk oldım, akıllılara hasret kaldım.
-Delı sevılır densız sevılmez.
-Devenın péşıngı eşşek olırsa halı budır.
-Devran ağaç gölgesi gıbıdır. Bazen bu tarafta bazen o taraftadır.
-Dilencıye kıtlık olmaz.
-Dilsızlerı dillı étmeyın
-Eşegın aklına karpuz kabuğu getırme
-Deve Deve Dank
-Disen belkı ekmegın önünde bağlamışsan.
-Disen belkı evde bulamaç savımış.
-Diyisen diyisen yapmisan.
-Disen belkı gendısınden borç isteni.
-Dostımı tanıyana keder malımı batırdım.
-Dostlığ kantarla hesap miskalla.
-Düşmana göster, geri çek.
-Dolan dolan mala ğalan.
-Düştü öldü (Ketu mır) (o iş bitti).
-Ekmegınde duz yoğtır
-Ekmek yoğtır yémağa atla gıder sıçmağa
-El alemin bağında kavğa ediler, benım bağımda barışiler
-Erkek adam bi kile duz yiyer
-Eşşek degıl sıppa. (Ker ne kurri)
-Et ola it ola
-Evını yığtı.
-Ekmegın üzerıne döki döki olmi.
-Ekmek hıdırın su bedırın, yiyın içın kudırın.
-Ella(h) kımıne diş véri nohıt vérmi, kımınede nohıt veri diş vérmi.
-Ellah héç bi işı mümkunsız yapmamış.
-Ella(h), karı dağına göre yağdıri.
-Emmı oğlu emmı kızını at üstınden indırır.
-Erkek evın direğıdır, kadın evın yüreğıdır.
-Eşşeğe édemi palıga (Palan) gıdi.
-Eşşekten düşmüş hop hoptan olmi.
-Evını şén éttı batırdı.
-Fakir eşegını kaybedi görınce çoğ kéfédi.
-Gavur parasınan bi kuruş etmi.
-Gece hırhızı gıbı gelisen.
-Gel olsın gılgıl olsın.
-Gelın kağtı evı yığtı
-Güle damdan gel.
-Gelın damadın gönlünce olacağ.
-Gelının dilı yoğ, kaynananın imanı yoğ.
-Gıt bakkalda kör ol, gel evde gözın aç.
-Güllesı ğır oli (işlerı tıkırında).
-Gündüz yati gece ati.
-Ğağa (halka) gıder masiye(balığa),gendıne gıder kusiye (Kaplumbağa).
-Hain hoflı (korkak) olır.
-Hakkım karğada olsın elbet bir gün yére konar.
-Hanım senı aşağıda da gördım yuğarda da gördım.
-Hacı emmı acele iş sevmez.
-Has ekmek ğırpo memleket. Yiyın için kudurun.
-Hebo suya hebo sabuna
-Heleb yolında nal sori.
-Hem Ella(h) kar vere, hemde el ayak donmıya.
-Hem ufak sür, hem derın sür, hem de öküzlerı incıtme
-Her kes bir işın levendıdır.
-Her şeyın çerçisıdır.
-Heşaş Heşaş gel benı dög
-Herkes külü gendı ocağına çeki.
-İkı abbas, yoğtır bir palas.
-İki kersek bir daşa bedeldir.
-İki yağası bi araya gelmi
-İki yüz yiyenın olsun, iki diyenın olmasın.
-İnde bela zinde bela
-İş erkek adamın başına gelır.
-İtın demesiyle gökten külünçe yağmaz.
-İtın kuyruğu kalıp tutar mı.?
-İyısı bızı bulmi, kötüsü bızden vazgeçmi.
-İyi ot yüksek ve asi kayalıklarda olır.
-Kaburğası kalındır
-Kalo ölme bahar geli Piré ölme pıncar geli.
-Kapıdan kovisan pacadan geli, pacadan kovisan locından (Bacadan) geli.
-Karaçı kızı hatun olmaz,olsa da karnı doymaz.
-Kaz kaz ile,baz baz ile kor(kör) horoz kor tavığ ile.
-Kelleden maksat beyindır
-Keyf dédığın nedır kı, keyf dedığın serçe bokıdır.
-Kor gözden yaş ağar mı
-Küçügü kağar büyüge bağar.
-Kımın tavığına kış demişem
-Kıttonun fermanı çıkmış,okuyan kım, dinliyen kım.
-Kızım sehen diyem,gelınım sen anna.
-Kor tavığın kor müşterısı olır.
-Kor topal keçeloz, mal bızımdır kabulız.
-Koy desınler cılk Numan yaralıdır..
-Köpek kırpılmakla tazı olmaz.
-Körın istedığı bi göz Ella(h) veri ikı göz.
-Körler sağırlar biribirini ağırlar.
-Kurban oldığım Ella(h) dişsıze leblebı, kulağsıza küpe vérmış .
-Kurda disen gıt kuzuyu getır
-Kül odır kı ocağdan çığa
-Kül senın başan
-Layık olmayandan, Ella(h) önce aklı ali sonra malı.
-Maksat desınler haçonun hançerı vardır.
-Méşede kar yağmış ha küné ha küné
-Mırdar sıçan olmış kaşığımıza girmış.
-Ne édersen gendıne édersın.
-Nede olsa gelıp bızımle duracak
-O ekmegı yi, ekmek onı yi.
-Oldı kat kat olmadı ac yat
-Oldınan öldıye çare yok.
-Öksız hırsızlığa gıdi ayın onbéşı doği.
-Öküz öli, derısı kali, yigıt öli namı kali.
-Ölüm sıtması tutmış.
-Sağırları kulaklı étmeyın
-Sen doğrı ol egrı belasını bulır.
-Sen o keder havar başarsan.
-Sen oldın hac ben oldım mühtac.
-Senın ekmegın dizın üstündedır.
-Senın yükünün olmadığı eşegı sürme.
-Su ne keder gölde kalsa o keder koğı düşer.
-Şeker kökıne çeker.
-Şirin akıl başa altın taçtır
-Tas ha çınladı ha kırıldı.
-Talizok gıbı gelesen
-Tavuk pislığınde darı görmüş.
-Tazı ava gıtmağ istemise sıçması geli.
-Topal köpek gıbı zıplisan.
-Uydı nefse girdı hapse
-Uyuz keçi gözden su içer.
-Uyuz it gıbı yerınde durmisan.
-Uzın abalılar benı almi, kut abalıları da ben almiyam.
-Veliden pelid, pelidden veli çığar.
-Vér elıne tezegı, al elınden ekmegı
-Yağ küpınden bal küpıne,bal küpınden yağ küpıne.
-Yaralı parmağa işemi
-Yaşayacak çocığ bokından bellı oli.
-Yedı çortın bir olmış.
-Yédığı kaba sıçandan korğ.
-Yedım kaz etınden doymadım lezzetınden.
-Yélle alo yélle bir hırpo daha geldı.
-Yénı tavığlar çığmış kırmızı yumırtalar édi.
-Aha yere tüküriyem kurumadan gelesen.
-Yılan delıgını bıli.
-Yüz vérdığ aliye ali sıçtı halıya
-Yüzüm kara kül yoktur, sofrada ekmek yoktur.
-Zırrope gıbı adamsan.
-Şıtıl gıbıdır.

SİVEREK DEYİMLERİ

 -Açma ağzını açmiyım ağzımı.
-Ad Ali’nın nam Veli’nın
-Adam ğırferi olmış.
-Adamın birisının sakalı yaniy diğeri “Dur söndırme gelım cığaramı
yandırım.” diy.
-Adamın kafasına vurmuşlar “ah arğam, ah arğam” demış.
-Ağanın malı gıdiy, ğızmıkarın (hizmetkarın) canı gıdi.
-Ağır ol batman gelesen.
-Arğımiyan başa çaput sarisan.
-Akılu Fe’m sahibi olasan
-Al asilı ser hasırı.
-Ar çike namus çike ha kuné ha kuné.
-Ar nice, haya nice, arsıza haya nice.
-Arlı arından korği, arsız di benden korği.
-Asil at gendıne kırbaç urdırmaz.
-Avrat,erkegı hem aziz,hem de rezil eder.
-Ayağı yanmış it gıbı dolaşi.
-Başkasının eşegıne binmağnan yol bitmez
-Başkasının atına binmağla erkek olunmaz
-Bedenle gömleğı birıbirıne düşüri.
-Ben ona söyliyem o palıga söyli.
-Benı kuru çulın üstünde bırağtı.
-Bergirdır önünde gıdisen ağız ati.Arğasından gıdisen tizık (tekme) ati .
-Benım késemden gıttı.
-Beyhude yazmağtan ne mana.
-Bıl benı bılım senı
-Bılsın kı ayran yoğırdın kardaşıdır.
-Binın yarısı beş yüzdür o da ne sende var ne bende.
-Bir üzüm hebbesınden kerge kaynadisan.
-Biz bize hayran biz bize kurban
-Başkasının tazısıyla ava gidilmez
-Behen yoğ içıne p..
-Belaş mezel görse içine girer
-Bıp démağa dudağ lazım.
-Bu hediye borç ekmektır.
-Cahilın uçmağına da sıçmağına da bağmam.
-Canımın etını yérem kasabın mınnetını. çekmem.
-Cehennem vaviğıne(çakalına) benzisen.
-Çağala mağala herkes evıne dağala.
-Çalma élın kapısını parmakla, çalarlar kapını tokmakla.
-Çırasını almış péşımde dolaşi.
-Çoğ acıma acınacağ hale gelırsen.
-De bu saz benden eksiktır.
-Delaldır eşşegı kaybolmış.,(dellalın eşegi kaybolmuş.)
-Delılerden denk oldım, akıllılara hasret kaldım.
-Delı sevılır densız sevılmez.
-Devenın péşıngı eşşek olırsa halı budır.
-Devran ağaç gölgesi gıbıdır. Bazen bu tarafta bazen o taraftadır.
-Dilencıye kıtlık olmaz.
-Dilsızlerı dillı étmeyın
-Eşegın aklına karpuz kabuğu getırme
-Deve Deve Dank
-Disen belkı ekmegın önünde bağlamışsan.
-Disen belkı evde bulamaç savımış.
-Diyisen diyisen yapmisan.
-Disen belkı gendısınden borç isteni.
-Dostımı tanıyana keder malımı batırdım.
-Dostlığ kantarla hesap miskalla.
-Düşmana göster, geri çek.
-Dolan dolan mala ğalan.
-Düştü öldü (Ketu mır) (o iş bitti).
-Ekmegınde duz yoğtır
-Ekmek yoğtır yémağa atla gıder sıçmağa
-El alemin bağında kavğa ediler, benım bağımda barışiler
-Erkek adam bi kile duz yiyer
-Eşşek degıl sıppa. (Ker ne kurri)
-Et ola it ola
-Evını yığtı.
-Ekmegın üzerıne döki döki olmi.
-Ekmek hıdırın su bedırın, yiyın içın kudırın.
-Ella(h) kımıne diş véri nohıt vérmi, kımınede nohıt veri diş vérmi.
-Ellah héç bi işı mümkunsız yapmamış.
-Ella(h), karı dağına göre yağdıri.
-Emmı oğlu emmı kızını at üstınden indırır.
-Erkek evın direğıdır, kadın evın yüreğıdır.
-Eşşeğe édemi palıga (Palan) gıdi.
-Eşşekten düşmüş hop hoptan olmi.
-Evını şén éttı batırdı.
-Fakir eşegını kaybedi görınce çoğ kéfédi.
-Gavur parasınan bi kuruş etmi.
-Gece hırhızı gıbı gelisen.
-Gel olsın gılgıl olsın.
-Gelın kağtı evı yığtı
-Güle damdan gel.
-Gelın damadın gönlünce olacağ.
-Gelının dilı yoğ, kaynananın imanı yoğ.
-Gıt bakkalda kör ol, gel evde gözın aç.
-Güllesı ğır oli (işlerı tıkırında).
-Gündüz yati gece ati.
-Ğağa (halka) gıder masiye(balığa),gendıne gıder kusiye (Kaplumbağa).
-Hain hoflı (korkak) olır.
-Hakkım karğada olsın elbet bir gün yére konar.
-Hanım senı aşağıda da gördım yuğarda da gördım.
-Hacı emmı acele iş sevmez.
-Has ekmek ğırpo memleket. Yiyın için kudurun.
-Hebo suya hebo sabuna
-Heleb yolında nal sori.
-Hem Ella(h) kar vere, hemde el ayak donmıya.
-Hem ufak sür, hem derın sür, hem de öküzlerı incıtme
-Her kes bir işın levendıdır.
-Her şeyın çerçisıdır.
-Heşaş Heşaş gel benı dög
-Herkes külü gendı ocağına çeki.
-İkı abbas, yoğtır bir palas.
-İki kersek bir daşa bedeldir.
-İki yağası bi araya gelmi
-İki yüz yiyenın olsun, iki diyenın olmasın.
-İnde bela zinde bela
-İş erkek adamın başına gelır.
-İtın demesiyle gökten külünçe yağmaz.
-İtın kuyruğu kalıp tutar mı.?
-İyısı bızı bulmi, kötüsü bızden vazgeçmi.
-İyi ot yüksek ve asi kayalıklarda olır.
-Kaburğası kalındır
-Kalo ölme bahar geli Piré ölme pıncar geli.
-Kapıdan kovisan pacadan geli, pacadan kovisan locından (Bacadan) geli.
-Karaçı kızı hatun olmaz,olsa da karnı doymaz.
-Kaz kaz ile,baz baz ile kor(kör) horoz kor tavığ ile.
-Kelleden maksat beyindır
-Keyf dédığın nedır kı, keyf dedığın serçe bokıdır.
-Kor gözden yaş ağar mı
-Küçügü kağar büyüge bağar.
-Kımın tavığına kış demişem
-Kıttonun fermanı çıkmış,okuyan kım, dinliyen kım.
-Kızım sehen diyem,gelınım sen anna.
-Kor tavığın kor müşterısı olır.
-Kor topal keçeloz, mal bızımdır kabulız.
-Koy desınler cılk Numan yaralıdır..
-Köpek kırpılmakla tazı olmaz.
-Körın istedığı bi göz Ella(h) veri ikı göz.
-Körler sağırlar biribirini ağırlar.
-Kurban oldığım Ella(h) dişsıze leblebı, kulağsıza küpe vérmış .
-Kurda disen gıt kuzuyu getır
-Kül odır kı ocağdan çığa
-Kül senın başan
-Layık olmayandan, Ella(h) önce aklı ali sonra malı.
-Maksat desınler haçonun hançerı vardır.
-Méşede kar yağmış ha küné ha küné
-Mırdar sıçan olmış kaşığımıza girmış.
-Ne édersen gendıne édersın.
-Nede olsa gelıp bızımle duracak
-O ekmegı yi, ekmek onı yi.
-Oldı kat kat olmadı ac yat
-Oldınan öldıye çare yok.
-Öksız hırsızlığa gıdi ayın onbéşı doği.
-Öküz öli, derısı kali, yigıt öli namı kali.
-Ölüm sıtması tutmış.
-Sağırları kulaklı étmeyın
-Sen doğrı ol egrı belasını bulır.
-Sen o keder havar başarsan.
-Sen oldın hac ben oldım mühtac.
-Senın ekmegın dizın üstündedır.
-Senın yükünün olmadığı eşegı sürme.
-Su ne keder gölde kalsa o keder koğı düşer.
-Şeker kökıne çeker.
-Şirin akıl başa altın taçtır
-Tas ha çınladı ha kırıldı.
-Talizok gıbı gelesen
-Tavuk pislığınde darı görmüş.
-Tazı ava gıtmağ istemise sıçması geli.
-Topal köpek gıbı zıplisan.
-Uydı nefse girdı hapse
-Uyuz keçi gözden su içer.
-Uyuz it gıbı yerınde durmisan.
-Uzın abalılar benı almi, kut abalıları da ben almiyam.
-Veliden pelid, pelidden veli çığar.
-Vér elıne tezegı, al elınden ekmegı
-Yağ küpınden bal küpıne,bal küpınden yağ küpıne.
-Yaralı parmağa işemi
-Yaşayacak çocığ bokından bellı oli.
-Yedı çortın bir olmış.
-Yédığı kaba sıçandan korğ.
-Yedım kaz etınden doymadım lezzetınden.
-Yélle alo yélle bir hırpo daha geldı.
-Yénı tavığlar çığmış kırmızı yumırtalar édi.
-Aha yere tüküriyem kurumadan gelesen.
-Yılan delıgını bıli.
-Yüz vérdığ aliye ali sıçtı halıya
-Yüzüm kara kül yoktur, sofrada ekmek yoktur.
-Zırrope gıbı adamsan.
-Şıtıl gıbıdır.

SİVEREK DUALARI

 

-Anan baban rehmet.
-Ayağlarına sağlık.
-Ella(h) birın bin ede
-Ella(h) evladın bağışliya.
-Ella(h) gene sabır vére.
-Ella(h) insanı sıtar éde
-Ella(h) mırazın vere.
-Ella(h) senı sıtar éde.
-Ella(h) yazı yaz, kışı kış étsın.
-Ella(h) ziyade éde.
-Ewın şén ola.
-Ewın yığılmiya.
-Gorına nur yağa.
-Ölmışen rehmet.
-Tırnağın daşa degmiye.
-Tuttığın altın ola.

SİVEREK BEDDUALARI

 

-Anan öğıne uzanasan
-Başın yesın.
-Boynın altında kala.
-Cigerın ağzından gele.
-Dölbendım onların başına olsın.
-Ekmek atlı, sen yaya olasan.
-Ekmek davşan ola sen tazı olasan.
-Ella(h) belan vére.
-Ewın yığıla.
-Ewın yığılmiya.
-Gorında dik otıra.
-Gözın çığa.
-İki ayağın bi papuca gire.
-İki gözın avıcına dökıle.
-İki yağası bi araya gelmiye.
-Kafıl kedaya gelesen.
-Kapılara yazılmiyasan.
-Kapılarda kalasan. (Bekar kızlara)
-Kızıl kurt düşe sehen.
-Korrol.
-Mıraz görmiyesen.
-O boyda kalasan.
-Paranı ekşı nara véresen
-Sen kürçümi olasan.
-Sen senden Ğér görmiyesen.
-Sen senı kaşımaya tırnak bulmiyasan
-Soyına kır düşe.
-Tettırhani olasan.
-Tofan sehen dege.
-Tofana gelesen.
-Tok yédığın bayram günü ola.
-Töremiyesen.
-Yérler ucızken yére giresen.
-Yerre gir.
-Yerre giresen.
-Ella(h) insanları senden koriya

SİVEREK TÜRKÜLERİ

 SİVEREK TÜRKÜLERİ

SİVEREK YAŞ ÜZÜMÜ
Hikayeyi derleyen: Ramazan Özgültekin
Diyarbakır’ın , “Arpa orağa geldi” türküsünün bir başka versiyonu olan “Siverek yaş üzümü” türküsünün içeriği "sevda" dır. Yörede meşhur olan üzüm ve tahıl, sevgiliye kavuşma sembolü haline getirilmiştir. Sanatçı, Siverek'in yörede meşhur olan yaş üzümünü kendi sevdası ile özdeşleştirip bir türkü haline getirmiştir. Türkülerimizde sevgili yoluna canlar erir, göz yaşları dökülür ,dizelerde ciğer yakan bu sevdaların dumanı tüter.
Ali, Zeyno’yu deliler gibi sever, tırnağının taşa değmesini istemez. Ama hayat bu, herkes geçim derdinde, kırsal alanda tüm aile fertleri çalışır. Ailesi de Zeyno’yu tarlaya, bağa, ekin biçmeye göndermektedir.. Ali dokunmaya kıyamadığı Zeyno’sunun bağ ve tarla yollarında nazik ellerinin ve ayaklarının incinmesine dayanamayarak üzüntüsünü dizelere döker..



SİVEREK YAŞ ÜZÜMÜ


Kimden alındığı: Selahattin Erkan
Derleyen : Ankara Devlet Konservatuvarı


Siverek yaş üzümü oy oy oy oy
Bağlayın sağ gözümü oy oy sebebim
Dediler yarin gelmiş oy oy oy oy
Açın bağlı gözümü oy oy sebebim


Arpalar kara kılçık oy oy oy oy
Dama çıkma baş açık oy oy sebebim
Eğer beni sevisen oy oy oy oy
Al bohçanı yola çık oy oy sebebim


Arpalar dize kadar oy oy oy oy
Yarim gel bize kadar oy oy sebebim
Sana çorap öreyim oy oy oy oy
Topuktan dize kadar oy oy sebebim


CEMİL
Hikayeyi Derleyen:Ramazan Özgültekin
Siverek'in meşhur türkülerinden biri de "Cemil" isimli türküdür. Bu türkünün günümüze kadar gelen öyküsü şöyledir.
Siverek'te Fatma isimli bir genç kız, yakışıklılığıyla nam salmış ve genç kızların yüreğini yakan Cemil’e sevdalanır. Ancak Cemil'in bundan haberi yoktur. Zamanla Fatma'nın Cemil'e olan sevdası dillerde dolaşmaya başlar. Fatma bu sevda yüzünden günden güne erir. Sonunda bu haber Cemil'in kulağına gider ve bir gün Fatma ile karşılaşır. Karşısında güzeller güzeli bir kız görür. Cemil de Fatma’ya sevdalanır. Aileleri evlenmelerine engeller çıkarır. Sevda acısına dayanamayan Cemil hastalanır. O dönemin ileri gelenleri araya girip, Fatma ile Cemil'i evlendirirler. Cemil'in sevdası öylesine alevlenmiştir ki, yüreğindeki kor sönmez ve ince hastalığa (verem) yakalanır. Bir müddet sonra dünyadan ve Fatma’sından ayrılır, Fatma'nın dünyası kararır. Cemilini kaybetmiştir. Cemil’e ağıtlar yakar, türkülerle çağırır.
Fatma daha sonraki hayatında birbirini seven gençlerin düğünlerinde hem onları sevindirmek hem de Cemil’i yad etmek için def çalar, maniler söylerdi. Çoğu zaman da söylediği manilere müzik uyarlayarak çeşitli türküler meydana getirirdi.Bundan sonra halk arasında "Tefçi Fatma" diye anılmaya başlar . Tefçi Fatma’nın söylediği bu türkülerin çoğu maalesef unutulup gitmiştir.. Ancak kendi sevdası olan “Cemil” türküsünü her düğünde ve her zaman söylediği için bu türkü halka mal olup günümüze kadar gelmiştir.


CEMİL
Kaynak: Tefçi Fatma


Kormişkanda bir kuş var Cemil
Kanadında gümüş var Cemil
Alo gitti gelmedi Cemil
Elbet bunda bir iş var Cemil


Anan öle Cemil
Baban öle Cemil
Öksüz kalasan Cemil
Benim olasan Cemil Cemil


Bavuş yolu incedir Cemil
Ne karanlık gecedir Cemil
Yastık kurbanın olam Cemil
Yar yatışı nicedir Cemil


Anan öle Cemil,
Baban öle Cemil,
Yetim kalasan Cemil,Cemil.
Benim olasan Cemil, Cemil.


Mahreke urdım ata Cemil
Kağ gıdağ Eyvanat’a Cemil
Genç ömrümü çürüttüm Cemil
Yalavız yata yata Cemil


Anan öle Cemil,
Baban öle Cemil,
Yetim kalasan Cemil,Cemil.
Benim olasan Cemil, Cemil.



BİR CİĞARA İÇ OĞLAN
Hikayeyi derleyen:Ramazan Özgültekin
Dillerden düşmeyen türkülerimizden birisi de "Bakkal Mahmud’un Kızı"dır. Bu türküde Siverek'e ait yer adları, yörenin şivesi ve deyimleri bulunduğu için başka yörelere mal edilmesi mümkün olmamıştır.
Siverek'in meşhur mevkilerinden biri Hacı Pınar düzünde dükkanı olan Bakkal Mahmud'un güzel mi güzel, iki kızı vardır. Olayın yaşandığı dönemde Siverek'te bulunan Süvari alayında askerlik görevini yapan bir genç Hacı Pınarındaki Bakkal Mahmud'un dükkanının önünden geçerken, babasına yardım için dükkanda bulunan kızı görünce yerinde mıhlanır kalır. Gözü kızdan başka bir şey görmez olur. Kız da bunun farkına varır. Asker bundan sonra sık sık alış veriş bahanesi ile dükkana uğrar. Artık her gün bir bahane ile oradan gelir gider. İki genç birbirlerine vurulmuşlardır. Sonunda komşuların dikkatini çeker. Kızın babası da işin farkına varır. Ancak bu yabancı gence verecek kızı yoktur. Asker, kızı babasından ister. Babası vermez . Kız derdini türküye döker ve oğlana "Şimdi söyleyeceklerimi duyunca üzülmemesi için" "Bir cıgara(sigara) iç oğlan" iç ki, üzüntün biraz azalsın "Gel kapıdan geç oğlan" "Beni sehen (sana) vermezler" boşuna uğraşma beni sana vermezler. Bu sevdaya dayanamazsın, erimeni ve yıkılmanı istemiyorum,"Bu sevdadan geç oğlan"diye sevdiğinin kendisinden umudunu kesmesini ister. Oğlan ise, içindeki sevda ateşini “Hacı pınarın düzü-Felek ayırdı bizi” deyip kızı vermeyen anne babayı Felek’e benzeterek sitemini dile getirir. “Bakkal Mahmud’un Kızı- Yaktı yandırdı bizi” dizeleriyle, bu sevda ateşinin yüreğini yakıp kavurduğunu dile getirir. Kız ise, oğlanın kendisine de sitem ettiğini zannederek “Oğlan seni seviyem—Kimselere demiyem”diyerek oğlana sevdalı olduğunu belirtir. “Anam babam vermiyor da- Onlara edemiyem” sözleriyle, istemeyenin kendisi olmadığını, anasının babasının vermediğini ve onlara da gücünün yetmediğini anlatmaya çalışmaktadır.
Hacıpınar Çeşmesi
Nihayet babasının kızı vermeyeceğini anlayınca kızla anlaşarak kaçmaya karar verirler. Sözleştikleri bir gece kızı atına attığı gibi kaçırır ve kendi memleketine götürür. Araya yıllar girer. Çoluk çocuk derken barışırlar. Daha sonra Ş.Urfa' nın Ceylanpınar ilçesine yerleşirler.1981 yılında aynı yerde ölmüştür.


HACI PINARIN DÜZÜ


Bir cıgara iç oğlan
Gel kapıdan geç oğlan
Beni sehen vermezler de
Bu sevdadan geç oğlan dıgel gel.


Hacı pınarın düzü
Felek ayırdı bizi
Bakkal Mahmudun kızı da
Yaktı yandırdı bizi dıgel gel.


Oğlan seni seviyem
Kimselere demiyem
Anam babam vermiyor da
Onlara edemiyem dıgel gel.


 


EVLERİNİN ÖNÜ YOLDUR YOLAKTIR


Bu türkü, Siverek’ten Mehmet Çelikkanat ve Faruk Uğurlu tarafından yapılmıştır. Mehmet Özbek tarafından derlenip notalanmıştır.


Kaynak : Ahmet Çelikkanat-Faruk Uğurlu
Makamı: Uşşak
Derleyen : Mehmet Özbek


Evlerinin önü yoldur yolaktır
Başımıza gelen dektır dolaptır
Ellerin huriyse benim melektir
Ben yarime neler neler alayım


Ben yarime neler neler alayım
Ben yarime ipek mendil alayım
Darılmışsa gidip hatrın sorayım
Ayrılığa yoktur benim dayağım


Evlerinin önü kahve dibegi
Dibege vurdukça oynar yüregi
Ne sen gelin oldun ne ben güvegi
Ben yarime neler neler alayım


Ben yarime neler neler alayım
Ben yarime ipek mendil alayım
Darılmışsa gidip hatrın sorayım
Ayrılığa yoktur benim dayağım


Evlerinin önü bulğur sokusu
Yel estikçe gelir yarin kokusu
Yarim küçük kendi cilve kutusu
Ben yarime neler neler alayım


Ben yarime neler neler alayım
Ben yarime ipek mendil alayım
Darılmışsa gidip hatrın sorayım
Ayrılığa yoktur benim dayağım


MERYEMMİ
Kaynak: Mahmut Hamidanoğlu
Altının ufağıyam
Siverek uşağıyam
Nerde bir güzel görsem
Ben onun aşığıyam


Elma dalda dal yerde
Bülbül ötmez her yerde
Felek bizi ayırdı
Her birimiz bir yerde


Siverek iki yoldur
Biri sağ biri soldur
Sağına kurban olam
Yarın gittiği yoldur


GÜLLÜ GİDER BOSTANA
Kaynak: Milli kütüphane arşivinde ses kayıtları ile birlikte mevcuttur.


Güllü gider bostana
Gül doldurur fistana hey
Korkarım yağmur yağar
Mavi çarçaf ıslana hey


Aman gülüm yar gülüm
Doldur bade ver gülüm
Sensin bu dağın gülü hey
Heeey gülü gülü hey


Elindeki nar mıdır
Koynundaki yar mıdır hey
Doğru söyle güzelim
Benden başka var mıdır hey
Aman gülüm yar gülüm
Doldur bade ver gülüm
Sensin bu dağın gülü hey
Heeey gülü gülü hey


Elindeki nar ise
Koynundaki yar ise hey
Gençliğime doymiyim
Senden başka var ise hey
Nakarat


ÇUBUĞU ASMA YARİM (U.H.)
Kaynak : Milli kütüphane arşivinde ses kayıtları ile birlikte mevcuttur.


Çubuğu asma yarim
Anadan yosma yarim
Bilsen yine huyundan
Selamın kesme yarim
Aman dayanamam


Elde fincana kurban
Kolda mercana kurban
Alem mala maliktir
Bende bir cana kurban
Aman dayanamam


Sabah oldu uyan yar
Beni dertli koyan yar
Ellerin gözü için
Göze olam diken yar
Aman dayanamam


Gidin bulutlar gidin
O yare haber edin
O yar uykuda ise
Uykusun haram edin
Aman dayanamam


EVLERİNDE MAKİNE
Kaynak: Mehmet Öcal


Evlerinde Makine
Yavrum Kalk gidelim hakime
Beni baştan çıkaran
Aman Siverekli Sakine
Aman Bir o yandan bir bu yandan
Yavrum Zülüf gerdan yaylasından


Degirmen üstü çiçek
Yavrum Orak getirin biçek
Beni baştan çıkaran
Aman Siverekli gül çiçek
Aman Bir o yandan bir bu yandan
Yavrum Zülüf gerdan yaylasından


Çarçaf sarmış lacivert
Yavrum Bir oğlan sevmiş çok mert
Siverek’ten yar seven
Aman Alır başına bin dert
Aman Bir o yandan bir bu yandan
Yavrum Zülüf gerdan yaylasından


ELMA YANIM (U.H)
Bu uzun hava, Halk arasında “Taşçı Koçali” olarak tanınan merhum Koçali Alur tarafından, söz,müzik ve derlemesi yapılarak plağa okunmuştur.


Kaynak: Koçali Alur (Taşçı Koçali)


Elma yanım Elma yanım
Kibar kızarmış elma yanın yar yar
Oğul nasıl yatayım toprağa yar yar
Vala bu dünyadan murad almadan yar yar
Hain elinden yar yar


Güle damlar güle damlar
Kibar gül soyudur güle damlar
Oğul yanağı gül dudağı bal yar
Vala ne biter güle damlar
Hain elinden yar yar yar yar


SİVEREK ASMASIYAM
Kaynak: Abdurrahman Kepekçi
Makam: Uşşak
Derleyen: İbrahim Tatlıses


Siverek asmasıyam
Sümerın basmasıyam
Ané doktor getirme
O yarın hastasıyam


Bu kala ne kaladır
Etrafı kerbeladır
Ölüm Allah’ın emri
Ayrılık ne beladır


SİYAH SAÇLAR YAN OLUR (SEVİM)
Kaynak: Abdurrahman Kepekçi
Makamı: Uşşak
Derleyen: Halil Kendirli


Siyah saçlar yan olur
Görenler heyran olur
Sevim senın yüzünden
Kavga degıl kan olur
Sevim Sevim yıkılsın evin


Sevim Sevim yıkılsın evin
Eller kınalı Sevim
Gözler sürmelı Sevim
Anasının bir tanesı


Deniz dalğasız olmaz
Gençlığ sevdasız olmaz
Siverek’ten yar sevenın
Başı belasız olmaz


Sevim Sevim yıkılsın evin
Eller kınalı Sevim
Gözler sürmelı Sevim
Anasının bir tanesı
Sevim Sevim yıkılsın evin


SİYAH ZÜLFÜN TELLERİNE
Kaynak: Sakıp Çepik
Makamı: Hicaz
Derleyen :Muzafer Sarısözen


Siyah zülfün tellerıne
Muhabetın yellerıne
Kurban olam dillerıne
Canım yar Ruhum yar hayranın var
Yar senın kaşın yar senın gözün kapkara
Kapkara gönlüm yara


Daha gençken benım yaşım
Bak ağardı saçım başım
İncı gıbı senın dişın
Canım yar Ruhum yar hayranın var
Yar senin kaşın yar senin gözün kapkara
Kapkara gönlüm yara


SÜRME ÇEKMİŞ GÖZLERİNE
Kaynak: Ayşe Şan
Makamı: Uşşak
Deleyen : Nuri Sesigüzel


Sürme çekmış gözlerıne
İnandım yar sözlerıne
Mail oldum gözlerıne
Ah lé Cemo Vah lé Cemo
Ez Kurbana bejna temo
Vah lé Cemo lé lé Cemo Lé lé lé Cemo


Altın takam gerdanına
Senı sarayım canıma
Koşa koşa gel yanıma
Ah lé Cemo Vah lé Cemo
Ez Kurbana bejna temo
Vah lé Cemo lé lé Cemo Lé lé lé Cemo


Sil gözünden sürmelerı
Çöz gögsünden dügmelerı
Göreyım gül sinelerı
Ah lé Cemo Vah lé Cemo
Ez Kurbana bejna temo
Vah lé Cemo lé lé Cemo Lé lé lé Cemo



BU PINAR EŞME PINAR
Kimden Alındığı:Sadun Çelik
Derleyen : Mehmet Özbek


Bu pınar eşme pınar
Yaramı deşme pınar
Yar yanına gelende
Su ver konuşma pınar
Vay bana hele hele bana
Bende kurbanam sana
Bu gece buralıyam
Ne bahtı karalıyam
El beni aşık sanar
Yürekten yaralıyam
Nakarat
Bu gece uymamışam
Ser yere koymamışam
Yastık kurbanın olam
Ben ona doymamışam
Vay bana hele hele bana
Bende kurbanam sana

 

::: PUAN TABLOSU :::

Takımlar O G M B A Y A P
1.>Yeşiller Spor (ŞAMPİYON) 22 16 4 1 162 84 78 52
2.>Özyeşilağaç Spor 22 15 5 1 116 74 42 49
3.>İletişim Spor 22 14 5 2 114 74 40 44
4.>Marmara Spor 22 12 7 2 137 79 58 38
5.>Metaş Spor 22 12 7 2 119 101 18 38
6.>Akdal Spor 22 10 9 3 113 195 -82 33
7.>Ersa makara Spor 22 11 10 0 135 102 33 33
8.>Hedef Bilgisayar 22 10 10 1 128 107 21 31
9.>Yeşilağaç Spor 22 7 11 3 100 112 -12 24
10.>Olermax Spor 22 6 14 1 102 143 -41 19
11.>Mermak Spor 22 3 16 2 94 201 -107 11
12.>Doğan Spor 22 1 20 0 78 221 143 3
13.>Yakıtlı Spor 0 0 0 0 0 0 0 0
14.>Yakıtlı Spor 0 0 0 0 0 0 0 0
 

::: 21. Hafta Maçları :::

Stat : 1 SAHA AYYILDIZ TESİS.
AKDAL 7 - 6

MERMAK

Tarih : 28/03/2010 PAZAR  
Saat : 14-15

Stat : 2 SAHA AYYILDIZ TESİS.
METAŞ 3 - 0

DOĞAN

Tarih : 28/03/2010 PAZAR  
Saat : 14-15

Stat : 1 SAHA AYYILDIZ TESİS.
ÖZYEŞİLAĞAÇ 3 - 0

HEDEF

Tarih : 28/03/2010 PAZAR  
Saat : 15-16

Stat : 2 SAHA AYYILDIZ TESİS.
MARMARA 8 - 12

OLERMAX

Tarih : 28/03/2010 PAZAR  
Saat : 15-16

Stat : 1 SAHA AYYILDIZ TESİS.
YEŞİLLER 6 - 4

İLETİŞİM

Tarih : 28/03/2010 PAZAR  
Saat : 16-17

Stat : 2 SAHA AYYILDIZ TESİS.
ERSA MAKARA 0 - 3

YEŞİLAĞAÇ

Tarih : 28/03/2010 PAZAR  
Saat : 16-17

2008 / 2009 Sezonu Fikstürü